Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 
1
5 yaşındaydım. Deniz Astsubay okulunu kazanınca çok sevinmiştim. İzmir Atatürk Lisesinde okuyordum ve aynı sınıftan 13 kişi, kazanmıştık.

Arkadaşlarla buluşup, ağustos ayında İstanbul’a gittik. İstanbul’a ilk defa gidiyordum. Kadıköy’de indiğimizde hepimiz şaşkın ördek gibiydik.

Başımızda büyük yoktu. Birbirimizden destek alıyorduk.  Üsküdar tarafına gideceğimiz söylendi.

Otobüse bindik, ağzımız açık bir şekilde boğazı seyrederek Üsküdar da indik. Fazla paramızda yoktu. Birer simit aldık. Beylerbeyine yürüyerek gideceğimiz söylendi, hava da çok güzeldi. Denizin amonyak kokusunu içimize sindirerek ve keyif alarak yürümeye başladık. O güzelim kuzguncukta hepimizin ağzı kulaklarındaydı. Büyük bir iş başarmanın inancı içindeydik. Askeri okula da çok yakındık artık. Heyecanlıydık aynı zamanda çokta mutlu…

O
kulun ön kapısına geldiğimizde nöbetçi heyeti zaten bizleri bekliyormuş, içeri buyur ettiler. Girişteki meydanda diğer talebelerle birlikte toplandık. Bir üst sınıfta, bize talimat verip yönlendiriyorlardı. Heyecan tedirginliğe dönüşmüştü. Ne yapacağımız bilemeden, aptal aptal bakınıyorduk.

Sonra bir marş sesi duyuldu. Yemek saatiymiş. Nöbetçi öğrenci bizi sıraya soktu. Yemekhaneye böyle girdik. Öylesine acıkmıştık ki… hemen yer kapmaca başladı.  Ben hemen kapıya yakın bir masanın ön tarafındaki sandalyeyi kaptım. “ --Kimse oturmasın ayakta beklesin” talimatı geldi. Muazzam bir gürültü hâkimdi.

İkinci bir talimat geldi “ Kesin sesinizi”.

Daha çocuğuz, gürültü hemen biter mi? Bu sefer ses, daha sert “ kesin sesinizi lan!”.

Gürültü bıçak gibi kesildi. Sandalyenin yanında dimdik beklerken askeri giyimli bir üst öğrenci yanımda beliriverdi. Sert bir şekilde beni ittirdi. “başka yere git öğrenci!”.

Hem açlık hem de başka bir yer bulamamanın korkusuyla sandalyeye sımsıkı tutundum. “Niye gidecekmişim ya ben önce geldim”.

Üst öğrenci çok kısa boylu, beyaz tenliydi, ama yüzü sinirden kıpkırmızı kesilmişti. “sana git diyorum bak!”.

Gitmiyorum işte! Ne yapıcan?

Üst öğrenci gerildi gerildi ve kısa boyundan beklenmeyecek şekilde bir Osmanlı tokadı patlatıverdi.
Sandalyeyle beraber yere yuvarlanıverdim. Neye uğradığımı şaşırmıştım. Bir yer kapmanın bu kadar sinir gösterisine dönüşeceğini hiç tahmin etmemiştim.

Yumruğumu sıkarak ayağa kalktığımda diğer üst öğrenciler etrafımı kapladı. Daha yumuşak ifadeli bir öğrenci, beni kenara çekti “Bak arkadaşım! Yeni olduğun için bilmemen normal. O durduğun yer, sofra başının olduğu yeri. Yani üst öğrencinin yeri ve aynı zamanda senin komutanın. O'na itiraz etmeyeceksin! Şimdi hadi başka bir yere otur ve sesini çıkarma!”.

Arkadaşlarımın önünde çok utanmış ve gururum incinmişti. Başka bir yer bulup oturmuştum ama acıkma hissim kaybolmuştu. Ailemden uzakta bir boşlukta gibiydim. Başım dönüyordu.

Sofra başı “yiyebilirsiniz” talimatı verdi.

Ne yemek vardı hatırlamıyorum! Tek hatırladığım birden bire boşalan göz yaşlarımdı…

Askerliğe böyle başlamıştım.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir. Yorum yapmak için lütfen KAYIT olunuz...

GİRİŞ






Kullanıcı Adı/Şifremi Unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

DUYURULAR

  • 0
  • 1
prev
next
News image

DENİZ ASTSUBAY OKULU MARŞI

Çelikten kalbimizde vatanın sevgisi varGözlerimiz enginde düşmandan bir iz a...

1971 Mezunları Dün ve Bugün

 Alfabetik Sıralı İsim Listesi Bu renkte yazılı isimlerin üstüne tıklars...

Video Galeriden

genclige-hitabe

Yeni Uyelerimiz

ALİ FAİK AYAN 2016-01-29
mustafaefe 2016-01-18
donmezh 2016-01-08

Kimler Sitede?

Hiç bir üye sitede değil
076954
BugünBugün23
DünDün144
Online.Uye: 0
Online.Konuk: 1
Toplam.Uye: 332